"Kreşten yine aradılar. Çember saatinde oturmuyormuş, arkadaşının elindeki oyuncağı çekip almış." Konyaaltı'ndaki çalışma odama gelen annelerin bir kısmı söze böyle başlıyor. Antalya'da DEHB ve dikkat eksikliği için ergoterapi arayan aileler çoğu zaman iki şeyi birlikte taşıyor: çocuğa dair gerçek bir endişe ve "acaba abartıyor muyum" sorusu. İkisini de ciddiye alıyorum. Aşağıda benimle sürecin nasıl işlediğini, kimin neye karar verdiğini ve ilk görüşmede neler olduğunu yazdım.

Ergoterapinin DEHB'deki genel mantığını, yürütücü işlevlerin ve duyusal arayışın nasıl karıştığını daha önce DEHB'de ergoterapinin ne işe yaradığını anlattığım yazıda uzun uzun ele aldım. Bu sayfa daha pratik: Antalya'da dikkat eksikliği hiperaktivite şüphesiyle bana gelirseniz ne yaşarsınız, onu anlatıyor.

Hangi sahneler aileleri buraya getiriyor?

Belirtileri soyut bir listeden değil, gün içindeki anlardan tanıyoruz. Yaşa göre sahneler değişiyor.

3–4 yaş ve okul öncesi

  • Kreşte çember saatinde oturamıyor; öğretmen onu kucağına almadan etkinlik sürmüyor.
  • Kaydırak sırasında, yemek sırasında, oyuncak paylaşımında beklemek neredeyse imkânsız. Öne geçiyor, itiyor, elinden alıyor.
  • Oyunların çoğu yarım kalıyor. Yapboza başlıyor, üç parça koyup kalkıyor; lego kuleyi bitirmeden arabaya geçiyor.
  • Sık düşüyor, kapı pervazlarına, masa köşelerine çarpıyor. Bacaklarında hep bir morluk var.
  • Giyinirken adımları unutuyor. "Çorabını giy" diyorsunuz, odaya gidiyor ve bir oyuncakla geri dönüyor.
  • Parkta ya da market otoparkında elinizi bırakıp koşuyor ve bu, defalarca konuşmanıza rağmen tekrar ediyor.

Bunların her biri tek başına bu yaşta sık görülür. 3 yaşındaki bir çocuğun uzun süre oturmasını kimse beklemez. Beni düşündüren, bu sahnelerin birkaçının birlikte, her gün ve birden fazla ortamda yaşanması; bir de çocuğun bundan zarar görmeye başlaması. Arkadaşlarının onu oyuna almaması, kreşin sık sık araması, sizin her çıkışı bir krize hazırlık gibi yaşamanız.

Anaokulu sonu ve ilkokulun ilk yılları

  • Ödeve oturmak her akşam ayrı bir pazarlık. Bir sayfa, bir saat sürüyor.
  • Kalemi kaybediyor, silgiyi kaybediyor, montunu okulda bırakıyor. Çanta her sabah eksik.
  • Tahtadan deftere yazarken satırı kaçırıyor, harfleri yarım bırakıyor, eli çabuk yoruluyor.
  • Öğretmen "biliyor ama dinlemiyor" diyor; sınavda soruyu sonuna kadar okumadan cevap yazıyor.
  • Sessiz ama dalgın bir çocuksa kimse şikâyet etmiyor, yine de hiçbir işi bitmiyor.

Son madde önemli. Dikkat eksikliği her zaman hareketlilikle gelmez. Sınıfta sorun çıkarmayan, pencereden bakıp duran çocuklar da bu tabloya girebilir ve tam da sakin oldukları için geç fark edilirler.

Tanıyı kim koyar, 4 yaşından önce neden zor?

Bunu açık söylemek zorundayım: DEHB tanısını ben koymam. Tanı, çocuk ve ergen psikiyatristinin işidir; gerektiğinde çocuk nörolojisi ya da gelişimsel pediatriyle birlikte değerlendirilir. İlaç başlanıp başlanmayacağı da tamamen hekimin kararıdır. Benim yaptığım işlevsel değerlendirmedir: çocuğunuz hangi günlük işlerde, hangi koşullarda ve neden takılıyor?

DSM-5 ölçütlerine göre DEHB'den söz edebilmek için dikkatsizlik ya da hareketlilik-dürtüsellik belirtilerinin en az altı aydır sürmesi, 12 yaşından önce başlamış olması ve en az iki ortamda (örneğin ev ve kreş) görülmesi gerekir. Belirtilerin çocuğun yaşından beklenenin belirgin biçimde ötesinde olması ve günlük işlevini bozması da şarttır.

İşte küçük yaşta işin zorlaştığı yer burası. 3 yaşında "yaşından beklenen" dikkat zaten kısa, hareket zaten fazla. Dil gelişimi, uyku düzeni, ev ortamındaki değişiklikler, yoğun ekran kullanımı ya da duyusal farklılıklar aynı görüntüyü verebilir. Amerikan Pediatri Akademisi'nin DEHB kılavuzu da 4 yaş ve üstü çocukları kapsar ve 4–6 yaş arasında ilk basamak olarak ilacı değil, ebeveyn eğitimi ve davranışsal müdahaleyi önerir. Yani 3 yaşındaki bir çocuk için "kesin DEHB" ya da "kesin değil" diyen birine karşı temkinli olun. Doğru yaklaşım çoğu zaman şu: izlemek, desteklemek, gerekirse bir süre sonra yeniden bakmak.

Bu belirsizlik beklemeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Tanı netleşmeden de çocuğun gününü kolaylaştıracak çok şey yapılabiliyor.

Ergoterapi bu tabloda ne yapar?

Ergoterapi DEHB'yi ortadan kaldırmaz ve ilacın yerine geçmez. Çocuğun evde, kreşte ve okulda takıldığı işleri hedef alır. Benim çalıştığım başlıca alanlar şunlar:

Duyusal düzenleme

Bazı çocuklar masaya oturmadan önce bedenlerinin "doyması" gereken bir yerde duruyor. Değerlendirmede duyusal profiline bakıyorum; ihtiyacı varsa güne yerleştirilmiş hareket molaları, ağır iş görevleri, oturma düzeni gibi somut ayarlar öneriyorum. Duyusal tarafı ağır basan çocuklar için duyu bütünleme terapisi sürecin bir parçası olabiliyor. Hareketlilik ile duyusal arayış arasındaki farkı ise çocuğum çok hareketli yazısında ayrıca anlattım.

Yürütücü işlev destekleri

Görsel günlük program, işi küçük adımlara bölmek, "önce-sonra" kartları, zamanı gözle görünür kılan kum saati ya da zamanlayıcı. 4 yaşındaki bir çocuk için bu, giyinme adımlarının resimli bir şeritle kapının arkasına asılması olabilir. 7 yaşındaki için ödevin üç küçük parçaya bölünmesi.

İnce motor ve yazı

Kalem tutuşu, makas, düğme, fermuar. Dikkat güçlüğü olan çocuklarda bu beceriler bazen yalnızca pratik eksikliğinden geri kalıyor, bazen de altında gerçek bir motor planlama güçlüğü var. Gerektiğinde BOT-2 ya da Peabody gibi standart araçlarla bakıyorum. Evde destek için ince motor egzersizleri yazısı iyi bir başlangıç.

Öz-bakım rutinleri

Sabah giyinme, diş fırçalama, yemek masasında oturma, tuvalet sonrası adımlar. Bu rutinleri çocuğun kendi başına yürütebileceği hale getirmek, evdeki gerginliği çoğu zaman en hızlı azaltan şey oluyor. Günlük düzen için ayrıntılı önerileri DEHB'li çocukla sabah, ödev ve uyku düzeni yazısında bulabilirsiniz.

Okul ve kreş uyarlamaları

Öğretmene yakın oturma, çember saatinde elinde tutacağı küçük bir nesne, yönergeyi tek tek verme, kısa hareket görevleri. Aile isterse öğretmenle görüşüyor, sınıfta uygulanabilir birkaç net öneri paylaşıyorum.

Ebeveyn koçluğu

Seansın son beş dakikası sizinle. O gün ne çalıştık, evde bu hafta neyi deniyoruz, neyi bırakıyoruz. 4–6 yaş grubunda kılavuzların ebeveyn eğitimini ilk basamak saymasının bir sebebi var: çocuğun günü sizin yanınızda geçiyor.

Tanı sürecinde ya da sonrasında çocuk psikiyatristi, psikolog, dil ve konuşma terapisti ve öğretmenle aynı hedeflere bakmaya çalışıyorum. Ergoterapi bu ekibin bir parçası, tek başına cevap değil.

Benimle süreç adım adım

  1. İlk telefon ya da WhatsApp görüşmesi. Kısaca ne yaşadığınızı dinliyorum, yaşını ve varsa mevcut raporları soruyorum. Değerlendirmeye gerek olmadığını düşündüğüm durumlarda bunu da söylüyorum.
  2. İlk değerlendirme (60–90 dakika). Aile görüşmesi, çocuğu oyun içinde yapılandırılmış gözlem ve yaşına uygun araçlar: Dunn Duyu Profili, SPM, BOT-2, Peabody ya da uygun olduğunda DTVP. Çocuk için bu bir oyun saati; sizin için ise sorularla dolu bir görüşme.
  3. Geri bildirim ve hedef planı. Aynı gün ya da sonraki görüşmede sözlü geri bildirim veriyorum. Hedefler günlük hayattan ve gözle görülebilir cümleler: "kreş sabahı itişmeden sıraya girebilsin", "giyinme şeridini tek hatırlatmayla tamamlasın" gibi. Gerekirse yazılı rapor hazırlıyorum.
  4. Seanslar. Yaklaşık 45 dakika, genellikle haftada 1–2 kez. Son beş dakika aileyle.
  5. Ev programı. Günde yaklaşık 15 dakikayı geçmeyen, rutinin içine yerleşen birkaç etkinlik. Ayrı bir "terapi saati" değil.
  6. Ölçüm. 8–10 seansta bir oturup hedeflere bakıyoruz. Kıpırdamayan bir hedef varsa planı değiştiriyoruz ya da hekiminizle yeniden konuşmayı öneriyorum.

Ücret ve uygun saatler için +90 530 311 07 53 numarasından bana telefonla ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; en hızlı dönüşü WhatsApp'tan yapıyorum.

Ne zaman beklemek yerine bakmak gerekir?

Aşağıdakilerden biri ya da birkaçı varsa, "büyüyünce açılır" diye beklemek yerine bir değerlendirmeyi öneririm:

  • Kreş ya da okul, hareketlilik veya dürtüsellik yüzünden sizi düzenli olarak arıyor ya da çocuğu eve göndermeyi konuşuyor.
  • Çocuk sık yaralanıyor; tehlikeyi, tutarlı anlatımlarınıza rağmen fark etmiyor gibi.
  • Akranları onu oyuna almamaya başladı, doğum günlerine çağrılmıyor.
  • Giyinme, yemek, tuvalet gibi öz-bakım işlerinde yaşıtlarının belirgin gerisinde.
  • Evdeki her geçiş (parktan eve, tabletten yemeğe) uzun ve yıpratıcı krizlere dönüşüyor.
  • İlkokulda yazı, ödev ve organizasyon güçlüğü notlarına ve özgüvenine yansıyor.

Konuşmada belirgin gecikme varsa önce işitme testi ve dil-konuşma terapisti değerlendirmesini öneririm. Çocuk daha önce kazandığı becerileri kaybediyorsa bu bir ergoterapi konusu değildir; önce çocuk nörolojisi ya da çocuk psikiyatrisine başvurmanız gerekir. Yaşa göre neyin olağan sayıldığını merak ediyorsanız 3–4 yaşta dikkat eksikliği belirtilerini ayrı bir yazıda anlattım. Ekranın ve az etkileşimin bu tabloya etkisini soran aileler için de uyaran eksikliğinin dikkat eksikliğine dönüşüp dönüşmediğini yazdım.

Konyaaltı ve Antalya'nın diğer ilçelerinden gelen aileler

Çalışma odam Konyaaltı Pınarbaşı Mahallesi'nde, Pınarbaşı Caddesi üzerinde. Hafta içi 09:00–18:00 arası çalışıyorum ve seanslar bu odada yapılıyor; ev ziyareti yapmıyorum. Sarısu, Hurma, Uncalı, Arapsuyu ve Liman taraflarından gelen aileler için yol genellikle kısa sürüyor; bazıları kreş çıkışını seans saatine denk getiriyor.

Muratpaşa merkez, Lara Caddesi, Fener ve Şirinyalı'dan gelen ailelerle, özellikle okul çağındaki çocuklarda, öğleden sonra saatlerini okul çıkışına göre planlıyoruz. Kepez'de Varsak ve Gülveren, ayrıca Lara, Döşemealtı ve Aksu'dan gelen ailelerle de çalışıyorum; yol süresi uzun olduğunda haftada bir seans ve biraz daha yapılandırılmış bir ev programı çoğu zaman daha sürdürülebilir oluyor. Randevu saatini çocuğun uyku ve kreş düzenine göre birlikte seçiyoruz; yorgun ve aç gelen bir çocukla verimli bir seans olmuyor.

Sık sorulan sorular

Dikkat eksikliği için ergoterapiye başlamak için tanı şart mı?

Hayır. Ergoterapi değerlendirmesi için DEHB tanısı gerekmiyor; günlük işlevlerde zorlanma varsa bakabiliyorum. Ancak dikkat eksikliği ve hareketlilik belirgin, birden fazla ortamda ve uzun süredir devam ediyorsa, çocuk ve ergen psikiyatristine de başvurmanızı öneririm. İki süreç birlikte yürüyebilir.

3 yaşında DEHB tanısı konur mu?

Bu yaşta tanı çok temkinli konur. 3 yaşında dikkat süresinin kısa ve hareketin fazla olması zaten beklenen bir şey; dil, uyku, ekran ya da duyusal farklılıklar da benzer görüntü verebilir. Uluslararası kılavuzlar ağırlıkla 4 yaş ve üstünü ele alıyor. Bu kararı çocuk ve ergen psikiyatristi verir; ben bu dönemde günlük becerileri desteklemeye odaklanırım.

Ergoterapi ilacın yerini tutar mı?

Hayır, tutmaz ve böyle bir iddiada bulunmam. İlaç kararı tamamen hekimin kararıdır. Ergoterapi ilaçla ya da ilaçsız, çocuğun rutinlerini, okul becerilerini ve öz-düzenlemesini desteklemek için yürütülür. 4–6 yaşta kılavuzlar zaten ilk basamak olarak ebeveyn eğitimi ve davranışsal müdahaleyi öneriyor.

Çocuğum çok hareketli, bu DEHB olduğu anlamına mı gelir?

Tek başına hayır. Hareketlilik yaşa uygun olabilir, duyusal arayıştan, uykusuzluktan ya da ortamdaki değişikliklerden kaynaklanabilir. Bakılması gereken, bu hareketliliğin birden fazla ortamda, uzun süredir ve çocuğun günlük hayatını bozacak düzeyde olup olmadığıdır. Bunu değerlendirmek uzman işi.

Okul ya da kreş öğretmeniyle çalışıyor musunuz?

Aile isterse evet. Öğretmenle telefonda ya da yüz yüze görüşüp sınıfta uygulanabilir birkaç somut öneri paylaşıyorum: oturma yeri, yönergeyi verme biçimi, kısa hareket görevleri gibi. Öğretmenin gözlemi de değerlendirme için çok değerli, çünkü DEHB'de belirtilerin birden fazla ortamda görülmesi önemli.

Seanslar kaç dakika, haftada kaç kez?

Seanslar yaklaşık 45 dakika sürüyor, son beş dakikası sizinle konuşmaya ayrılıyor. Genellikle haftada 1–2 seansla ilerliyoruz. İlk değerlendirme daha uzun, 60–90 dakika arası. Her 8–10 seansta bir ilerlemeyi birlikte gözden geçiriyoruz.

Evde ne kadar çalışmamız gerekiyor?

Ev programım günde yaklaşık 15 dakikayı geçmiyor ve çoğu zaman mevcut rutinin içine yerleşiyor: giyinirken, sofra kurarken, parkta. Ayrı bir ders saati açmanızı istemiyorum; tutarlılık, süreden daha önemli.

Ücret ne kadar, randevuyu nasıl alırım?

Ücret bilgisini sitede paylaşmıyorum; +90 530 311 07 53 numarasından telefonla ya da WhatsApp'tan sorabilirsiniz. Çalışma odam Konyaaltı Pınarbaşı'nda, hafta içi 09:00–18:00 arası randevu veriyorum.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi değerlendirmenin ya da tanının yerine geçmez. DEHB tanısı çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından, gerektiğinde çocuk nörolojisi ile birlikte konulur; ilaç kararı hekime aittir. Ergoterapist tanı koymaz, işlevsel değerlendirme yapar.

Çocuğunuzun gününe birlikte bakalım

İlk değerlendirmede kreşte, evde ve okulda neyin zorlandığını birlikte netleştiririz. WhatsApp'tan yazmanız yeterli.