Geçen ay bir baba telefonda şöyle dedi: "Pandemide doğdu, ilk iki yılı neredeyse evde geçti. Tablet de çok açıktı, saklamayacağım. Şimdi kreş dikkatini toplayamıyor diyor. Biz mi yaptık bunu? Bu artık dikkat eksikliği mi oldu?"

Bu soru bana giderek daha sık soruluyor ve arkasında hep aynı suçluluk duygusu var. O yüzden cevabı baştan, dolandırmadan vereyim: uyaran eksikliği, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) dönüşmez. Ama hikâye bu cümleyle bitmiyor.

İki kavram aynı düzlemde değil

DEHB, güçlü kalıtsal bileşeni olan nörogelişimsel bir durumdur. Beynin dikkat, dürtü kontrolü ve kendini düzenleme sistemlerinin gelişim biçimiyle ilgilidir; ailede benzer özellikleri olan bir anne, baba ya da kardeş sık görülür. Tanısını çocuk ve ergen psikiyatristi koyar; belirtilerin en az altı ay sürmesi, birden fazla ortamda görülmesi ve çocuğun günlük işlevini bozması gerekir.

"Uyaran eksikliği" ise resmi bir tanı değil. DSM-5'te de ICD'de de böyle bir başlık yok. Türkiye'de erken çocuklukta yeterli etkileşim, oyun ve dil uyaranı almamış, çoğu zaman da yoğun ekrana maruz kalmış çocukların tablosunu anlatmak için kullanılan gündelik bir tabir. Tabir resmi değil ama işaret ettiği tablo gerçek; ne olduğunu uyaran eksikliği nedir yazısında ayrıntılı anlattım.

Birinin doğuştan gelen bir yatkınlık, diğerinin çevresel bir eksiklik olduğunu düşünürseniz, birinin ötekine "dönüşmesinin" neden mümkün olmadığı da anlaşılır. Çocuğunuzun beyni tabletle DEHB'li bir beyne çevrilmiyor.

Peki neden dışarıdan bu kadar benziyor?

Çünkü dikkat bir beceri olarak da gelişir ve bu beceri pratikle büyür. Bir çocuk yıkılan kuleyi dördüncü kez kurmaya çalıştığında, bir kitabın sayfasını çevirmeyi beklediğinde, annesinin anlattığı hikâyenin sonunu merak ettiğinde dikkatini sürdürmeyi öğrenir. Sıkılmaya dayanmayı da, sırasını beklemeyi de.

Yoğun ekran bu pratiği iki yönden azaltıyor. Birincisi, zamanı dolduruyor: ekrana bakılan saat, oyun, konuşma ve kucakta kitap saatinden gidiyor. İkincisi, ekrandaki içerik genelde hızlı akıyor; sıkılma anı gelmeden sahne değişiyor. Çocuk sıkılmanın içinden geçmeyi hiç deneyimlemiyor.

Klinikte gördüğüm bir çocukta bu şöyle görünebiliyor: yapbozu iki parçada bırakıyor, kitabı bir sayfadan fazla dinlemiyor, oyuncak değiştirip duruyor, tablet elinden alınınca uzun bir krize giriyor, kreşte çember saatinde kalkıyor. Bunları okuyunca DEHB'yi düşünmek çok doğal. Dışarıdan bakınca iki tablo birbirine gerçekten benzer.

Öz-düzenleme tarafı da benzer işliyor. Kendini sakinleştirmeyi çocuk önce bir yetişkinin kucağında, onun sesinde ve yüzünde öğrenir. Her huzursuzluk anında ekran veriliyorsa, çocuk sakinleşmenin başka bir yolunu pek denemiyor. Tablet elden alınınca yaşanan kriz, çoğu zaman tam da bu boşluğun görünür hale geldiği an. Bu kriz yaramazlık değil, henüz kazanılmamış bir becerinin işareti.

Ayırt etmeye yardımcı olan eğilimler

Kesin bir ayrım listesi veremem, çünkü yok. Ama değerlendirmede baktığım bazı eğilimler var:

  • Ortam değişince ne oluyor? Ekran azalıp oyun ve etkileşim arttığında birkaç ay içinde belirgin toparlanma varsa, bu çoğu zaman çevresel payın büyük olduğunu düşündürür. DEHB'de belirtiler ortam düzelse de genellikle sürer.
  • Bir yetişkinle birebir oynarken nasıl? Uyaran eksikliği olarak anlatılan tabloda çocuk ilgili bir yetişkinle birebir oynarken çoğu zaman daha uzun kalabiliyor. DEHB'de bu destek yardımcı olsa da güçlük yine görünür.
  • Aile öyküsü. Anne babada ya da yakın akrabada benzer dikkat ve dürtüsellik öyküsü, değerlendirmede önemli bir bilgi.
  • Dil ve oyun. Uyaran eksikliği tablosunda dil gecikmesi ve oyunun sade kalması sık eşlik eder.

Bunlar ipucu, tanı ölçütü değil. Üstelik iki durum aynı çocukta bir arada olabilir: DEHB'ye yatkın bir çocuk yoğun ekranla büyüdüğünde tablo daha da ağır görünebilir. Bu yüzden ayrımı evde gözle yapmaya çalışmayın. Belirtiler belirginse ve birden fazla ortamda sürüyorsa, çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmanızı öneririm. 4 yaş altında bu değerlendirme zaten çok dikkatli yapılır; yaşa göre neyin olağan olduğunu 3–4 yaşta dikkat eksikliği belirtileri yazısında ayrıca konuştum.

Evde dikkat süresini nasıl büyütürsünüz?

İyi haber şu: dikkatin beceri tarafı, hangi tablo olursa olsun desteklenebilir. Ekranın yerine koyduğunuz her gerçek etkileşim işe yarıyor. Önerdiklerim büyük değişiklikler değil, küçük ve her gün tekrarlanan şeyler.

  • Ekranı süreyle değil, yerle sınırlayın. Yemek masasında, arabada, yatakta ekran yok. Dünya Sağlık Örgütü 2 yaş altına ekran önermiyor; 2–4 yaş için günde en fazla bir saat, daha azı daha iyi. Ekranla ilgili pratik bir plan için ekran ve uyaran eksikliği yazısına bakabilirsiniz.
  • Bir oyunu bitirme alışkanlığı. Beş parçalık bir yapboz, dört küplük bir kule. Başladığı işi yanınızda bitirsin, sonra alkışlayın. Zorluğu çocuğun bitirebileceği yerden seçin.
  • Kucakta kitap, kısa ama her gün. Resimli bir kitapta "kedi nerede?" diye sorun, sayfayı birlikte çevirin. Bir sayfa bile olur; ertesi gün iki sayfa.
  • Sıkılmaya izin verin. Market kuyruğunda, doktor bekleme odasında telefonu hemen vermeyin. Etrafta kaç kırmızı şey var, sayın. Sıkılmak, dikkatin antrenman sahası.
  • Tek yönerge, göz teması. "Ayakkabını getir" derken yanına gidin, adını söyleyin, bakışını yakalayın. Uzaktan seslenilen üç yönerge küçük bir çocuk için gürültüdür.
  • Hareketi masadan önce koyun. Parkta tırmanma, halı üstünde yuvarlanma, market poşeti taşıma. Bedeni doyan çocuk masaya daha kolay oturur.

Daha fazla fikir için evde yapılabilecek aktiviteler listesine göz atabilirsiniz. Bir şeyi de dürüstçe söyleyeyim: bu öneriler DEHB'yi ortadan kaldırmaz. Ama çevresel pay büyükse gözle görülür fark yaratabilir, DEHB varsa da çocuğun gününü kolaylaştırır. İkisinde de boşa gitmez.

Ne zaman destek almalı?

Evde birkaç ay tutarlı biçimde ekranı azaltıp etkileşimi artırdığınız halde kreş ya da okul hâlâ ciddi güçlük bildiriyorsa, çocuk sık yaralanıyorsa, arkadaş ilişkileri bozuluyorsa ya da konuşma belirgin gerideyse beklemeyin. Konuşma gecikmesinde önce işitme testi ve dil-konuşma terapisti değerlendirmesi gelir. Çocuk daha önce yaptığı şeyleri yapmaz olduysa bu doğrudan çocuk nörolojisi ya da psikiyatrisi konusudur.

Konyaaltı'ndaki çalışma odamda bu iki tabloyu ayırmak için değil (o hekimin işi), çocuğun günlük becerilerini, oyununu ve öz-düzenlemesini değerlendirmek için çalışıyorum. Uyaran eksikliği ağırlıklı bir tablo için Antalya uyaran eksikliği terapisi sayfasında, dikkat ve hareketlilik ağırlıklı bir tablo için Antalya'da DEHB ve dikkat eksikliği için ergoterapi sayfasında sürecin nasıl işlediğini anlattım.

O babaya da aynı şeyi söyledim: suçlu aramak yerine bugünden başlayabileceğimiz şeylere bakalım. Çoğu aile için ilk adım, akşam yemeğinde tableti masadan kaldırmak oluyor.

Sık sorulan sorular

Uyaran eksikliği DEHB'ye dönüşür mü?

Hayır. DEHB güçlü kalıtsal bileşeni olan nörogelişimsel bir durumdur; uyaran eksikliği ona dönüşmez. Ancak erken dönemde az etkileşim ve yoğun ekran, dikkat ve öz-düzenleme becerilerini zayıflatıp dışarıdan benzer bir görüntü oluşturabilir. İkisi aynı çocukta birlikte de görülebilir.

Ekranı azaltınca dikkat sorunu düzelir mi?

Kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Çevresel pay büyükse, ekran azalıp etkileşim arttığında çoğu zaman belirgin toparlanma görülür. Ortam düzeldiği halde belirtiler sürüyorsa bir uzman değerlendirmesi gerekir.

Çocuğumda hangisi olduğunu kim ayırt eder?

DEHB tanısını çocuk ve ergen psikiyatristi koyar. Uyaran eksikliği resmi bir tanı olmadığı için ayrım, hekimin öykü, gözlem ve gerekirse diğer uzmanların değerlendirmeleriyle yaptığı bütünsel bir değerlendirmedir. Ergoterapist bu sürece çocuğun günlük işlevine dair gözlemlerle katkı verir.

Evde her gün ne kadar oynamam gerekiyor?

Uzun seanslar gerekmiyor. Gün içine yayılmış, kısa ama tutarlı etkileşimler daha değerli: kahvaltıda konuşmak, akşam bir kitap, parkta birlikte tırmanmak. Tutarlılık süreden önemli.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı ya da tedavi önerisi yerine geçmez. "Uyaran eksikliği" resmi bir tanı değildir. DEHB tanısı çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından, gerektiğinde çocuk nörolojisi ile birlikte konulur. Ergoterapist tanı koymaz, işlevsel değerlendirme yapar.

Dikkatine birlikte bakalım

Çocuğunuzun oyununu, dikkatini ve günlük becerilerini Konyaaltı'ndaki odamda değerlendirip size somut bir plan sunabilirim. Sürecin nasıl işlediğini Antalya DEHB ve dikkat eksikliği ergoterapisi sayfasında anlattım.